adjective

devout

dindar, sofu, sadık, samimi

She is a devout Catholic.

O dindar bir Katolik.

He is a devout supporter of the team.

Takımın sadık bir destekçisidir.

devout bir ((isim)) derinden dindar veya samimi O dindar bir Katolik.

Synonyms: dindar, sofu, adanmış; Antonyms: dinsiz, imansız

Eski Fransızca 'devot' kelimesinden, Latince 'devotus'tan gelir, 'adayarak adamak' anlamına gelen 'devovere'nin geçmiş zaman ortacıdır.

'Dindar' (devout) bir kişi inançlarına 'bağlıdır' (devoted).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.