verb

dies

ölmek, vefat etmek, durmak, sönmek

A plant dies without enough water.

Bir bitki yeterli su olmadan ölür.

When the battery dies, the toy stops working.

Pil bittiğinde oyuncak çalışmayı durdurur.

((of sth.)) (...-den) ölmek He died of a heart attack.

((from sth.)) (...-dan) ölmek She died from her injuries.

Eş anlamlılar: pass away (vefat etmek), perish (yok olmak), expire (sona ermek); Zıt anlamlılar: live (yaşamak), survive (hayatta kalmak), be born (doğmak)

Eski İngilizce'de 'ölmek' anlamına gelen 'dīegan' kelimesinden gelir. Cermen kökenlidir.

Sönen bir ışık düşünün. Bir şey 'öldüğünde', yaşamı veya gücü söner. Bu insanlar, bitkiler ve hatta piller için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.