adjective

difficult

zor, güç, çetin

This is a difficult question.

Bu zor bir soru.

He is a difficult person to please.

Memnun edilmesi zor bir insan.

It is difficult to learn a new language.

Yeni bir dil öğrenmek zordur.

difficult ((noun)) zor (bir şey) Bu zor bir problem.

((to-inf)) zordur (bir şey) yapmak zordur Hayır demek zordur.

((for sb.)) ((to-inf)) (biri) için (bir şey) yapmak zordur Onun için iş bulmak zordu.

Eş anlamlılar: hard, challenging, tough; Zıt anlamlılar: easy, simple

Latince 'difficilis' (kolay olmayan) kelimesinden gelir, 'dis-' (olumsuzluk) + 'facilis' (kolay).

'Farklı' ('different') bir 'kültür'ü ('culture') anlamak 'zor' ('difficult') olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.