noun

dignitary

ileri gelen, yüksek mevkideki kimse, digniter

Visiting dignitaries attended the event.

Ziyaretçi ileri gelenler etkinliğe katıldı.

The dignitary was welcomed at the airport.

Yüksek mevkideki kimse havaalanında karşılandı.

((bir digniter/ileri gelen)) önemli bir resmi konuma sahip kişi The mayor met with a foreign dignitary.

Eş anlamlılar: VIP, notable (tanınmış kimse), personage (önemli şahsiyet)

'Dignity' (itibar) + bir kişiyle bağlantılı olduğunu belirten '-ary' ekinden gelir. Yani, yüksek rütbeli veya itibarlı bir kişi.

Bir 'dignitary', yüksek konumu nedeniyle 'itibarı' (dignity) olan bir kişidir. Büyükelçiler veya bakanlar gibi önemli kişileri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.