noun

dignity

itibar, haysiyet, ağırbaşlılık

He maintained his dignity throughout the trial.

Duruşma boyunca itibarını korudu.

It's a job with little pay but a lot of dignity.

Maaşı az ama çok itibarlı bir iş.

((dignity)) itibar, haysiyet She spoke with great dignity.

Eş anlamlılar: self-respect, nobility, decorum; Zıt anlamlılar: indignity, shame

Latince 'değer, liyakat' anlamına gelen 'dignitas' kelimesinden gelir.

'Dignitary' (devlet adamı), 'dignity' (itibar) sahibi bir kişidir diye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.