adjective

diminutive

küçücük, ufacık, minyon

She was a diminutive figure beside him.

Onun yanında minyon bir figürdü.

He gave her a diminutive nod.

Ona küçücük bir baş selamı verdi.

a diminutive ((isim)) bir kişiyi veya şeyi çok küçük olarak tanımlayan She was a diminutive figure beside him.

Eş anlamlılar: tiny, small, miniature, petite; Zıt anlamlılar: large, huge, gigantic

Latince 'deminutivus' kelimesinden, 'deminuere' (azaltmak) fiilinden gelir. 'diminish' ile ilgilidir.

'diminish' gibi, 'MINI' kelimesini içerir, yani küçük. 'Diminutive', mini olan bir şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.