noun

disadvantage

dezavantaj, sakınca, mahzur

His lack of experience was a disadvantage.

Deneyim eksikliği bir dezavantajdı.

Every plan has its advantages and disadvantages.

Her planın avantajları ve dezavantajları vardır.

bir dezavantaj bir dezavantaj His lack of experience was a disadvantage.

the disadvantage of ((sth.)) (bir şeyin) dezavantajı The disadvantage of this car is its high fuel consumption.

Eş anlamlılar: drawback, handicap, downside; Zıt anlamlılar: advantage, benefit, asset

'dis-' (karşıtı) + 'advantage' (avantaj). Kelimenin tam anlamıyla 'avantajın karşıtı'.

Parçalara ayırın: 'dis-' + 'advantage'. Basitçe 'avantaj olmayan' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.