verb

disappoint

hayal kırıklığına uğratmak

The movie's ending might disappoint you.

Filmin sonu seni hayal kırıklığına uğratabilir.

I don't want to disappoint my parents.

Ailemi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.

((bir şey/biri)) ((birini)) hayal kırıklığına uğratır Filmin sonu seni hayal kırıklığına uğratabilir.

Eş anlamlılar: let down, fail; Zıt anlamlılar: satisfy, please

'dis-' (olumsuzluk) ve 'appoint' (atamak, kararlaştırmak) kelimelerinden. Başlangıçta birini görevden almak anlamına geliyordu, bu da beklentileri karşılayamama hissine yol açtı.

Biriyle 'appointed' (kararlaştırılan) zamanda buluşamazsanız, onu 'disappoint' (hayal kırıklığına uğratırsınız).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.