adjective

aimless

amaçsız, gayesiz

He was just an aimless wanderer.

O sadece amaçsız bir gezgindi.

Their conversation was aimless and boring.

Sohbetleri amaçsız ve sıkıcıydı.

amaçsız bir ((isim)) - amacı olmayan bir (isim). They took an aimless walk in the park.

Eş anlamlılar: purposeless, pointless, random; Zıt anlamlılar: purposeful, determined

'amaç' anlamına gelen 'aim' isminden ve '-sız, -siz' anlamına gelen '-less' ekinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'amaçsız veya hedefsiz'dir.

Eğer bir 'aim' (amacınız) yoksa, 'aim-less' (amaçsız) olursunuz. Aklında bir hedef olmadan dolaşan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.