discernment
Çeviri
feraset, anlayış, sezgi
Örnekler
He showed great discernment in his decision.
Kararında büyük bir feraset gösterdi.
It requires discernment to know who to trust.
Kime güveneceğini bilmek feraset gerektirir.
Dilbilgisi Kalıpları
to show/have discernment feraset göstermek/sahip olmak He showed great discernment in his decision.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yargı, içgörü, algı; Zıt anlamlılar: dar görüşlülük, aptallık
Etimoloji
'discern' fiiline isim yapan '-ment' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'discern' Latince 'discernere' (ayırmak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyleri iyi 'ayırt etme' (discern) yeteneği veya durumu (-ment) olarak düşünün.