noun

aimlessness

amaçsızlık, hedeflsizlik, gayesizlik

He felt a sense of aimlessness after graduating.

Mezun olduktan sonra bir amaçsızlık hissetti.

The aimlessness of the plot made the movie boring.

Konunun amaçsızlığı filmi sıkıcı hale getirdi.

bir amaçsızlık hissi bir amaca sahip olmama hissi Mezun olduktan sonra bir amaçsızlık hissetti.

the aimlessness of (sth.) (bir şeyin) amaçsızlığı Konunun amaçsızlığı filmi sıkıcı hale getirdi.

Eş anlamlılar: hedefsizlik, gayesizlik; Zıt anlamlılar: amaçlılık, kararlılık

'aim' (amaç) + '-less' (olmayan) + '-ness' (durum) kelimelerinden türemiştir, 'amaçsız olma durumu' anlamına gelir.

Nişan alacak bir hedefi (aim) olmayan bir okçu hayal edin. Bu yönsüzlük hissine 'aimlessness' denir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.