verb

discountenance

onaylamamak, uygun bulmamak, şaşırtmak

The committee will discountenance any unethical behavior.

Komite, etik olmayan her türlü davranışı onaylamayacaktır.

His rude comment seemed to discountenance her.

Kaba yorumu onu şaşırtmış gibiydi.

((bir şeyi)) onaylamamak Komite, etik olmayan her türlü davranışı onaylamayacaktır.

Eş anlamlılar: onaylamamak, kaşlarını çatmak; Zıt anlamlılar: onaylamak, teşvik etmek

'dis-' (değil, karşıtı) + 'countenance' (yüz ifadesi, onay). Kelimenin tam anlamıyla 'onaylamama ifadesi göstermek'.

Birinin 'countenance'ını (yüzünü/onayını) 'discount' (göz ardı etmek) ettiğinizi düşünün. Ona onaylayan yüzünüzü göstermeyi reddediyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.