discover
Çeviri
keşfetmek, bulmak, farkına varmak
Örnekler
They discovered a new planet.
Yeni bir gezegen keşfettiler.
I discovered that he had lied.
Yalan söylediğini öğrendim.
She discovered a talent for painting.
Resim yapma yeteneğini keşfetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) keşfetmek Yeni bir ada keşfettiler.
((that ...)) (olduğunu) öğrenmek Dükkanın kapalı olduğunu öğrendim.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: find, unearth, learn, realize; Zıt anlamlılar: hide, conceal
Etimoloji
'dis-' (karşıtı) öneki + 'cover' (örtmek). Kelimenin tam anlamıyla 'örtüsünü kaldırmak'.
Hafıza İpuçları
Altında ne olduğunu görmek için bir 'örtüyü' kaldırdığınızı hayal edin. Onu 'keşfetmek'.