adjective

airborne

havadan taşınan, havadaki, uçan

The virus is airborne.

Virüs hava yoluyla bulaşıyor.

The airborne troops landed behind enemy lines.

Hava indirme birlikleri düşman hatlarının gerisine indi.

The plane was airborne for two hours.

Uçak iki saat havadaydı.

((bir şey)) havadadır/hava yoluyla taşınır hava yoluyla taşınmak The virus is airborne.

Eş anlamlılar: flying, in-flight, wind-borne; Zıt anlamlılar: grounded, landed

'air' (hava) + 'borne' ('bear' fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'taşınan' anlamına gelir). Kelimenin tam anlamıyla 'hava tarafından taşınan'.

Bir tohumun veya polenin 'hava' (air) tarafından 'taşındığını' (borne) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.