adjective

discreet

ağzı sıkı, ketum, gizli

Please be discreet about this information.

Lütfen bu bilgi konusunda ağzı sıkı olun.

He made a discreet inquiry about the job.

İş hakkında gizli bir soruşturma yaptı.

((to be discreet about sth.)) (bir konuda) ağzı sıkı olmak Planlarımız hakkında ağzı sıkı olmalısın.

((a discreet ((noun)))) göze çarpmayan (isim) Göze çarpmayan altın bir kolye takıyordu.

Synonyms: cautious, prudent, tactful; Antonyms: indiscreet, obvious

Latince 'ayrılmış, farklı' anlamına gelen 'discretus' kelimesinden gelir, bu da 'ayırmak' anlamına gelen 'discernere' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'discrete' (ayrı) ile karıştırmayın. 'discr**ee**t' kelimesindeki iki 'e' harfini, dikkatli olmak için dikkatle bakan iki göze benzetin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.