adverb

discreetly

gizlice, ihtiyatlı bir şekilde, dikkat çekmeden

He discreetly passed the note to her.

Notu ona gizlice uzattı.

She discreetly left the party early.

Partiden gizlice erken ayrıldı.

((verb)) discreetly bir şeyi dikkatli ve basiretli bir şekilde yapmak She discreetly checked her phone during the meeting.

Eş anlamlılar: subtly, cautiously, inconspicuously; Zıt anlamlılar: openly, obviously, blatantly

Latince 'discretus' (ayrı, farklı) kelimesinden gelir ve dikkatli bir yargıyı ifade eder. '-ly' eki zarf yapar.

Bir şeyi 'discreetly' yapmayı, 'secretly' (gizlice) yapmak gibi düşünün. Sesleri benzer ve anlamları da dikkat çekmemekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.