adjective

discriminating

seçici, zevk sahibi, anlayışlı

She has a discriminating taste in art.

Sanatta seçici bir zevki var.

The discriminating shopper looks for quality.

Seçici müşteri kalite arar.

a discriminating ((noun)) seçici bir (isim) She has a discriminating taste in art.

Eş anlamlılar: discerning, selective, particular; Zıt anlamlılar: undiscriminating

'Discriminate' fiilinin sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacı. İyiyi kötüden 'ayırt etme' yeteneğini ifade eder.

'Seçici' (discriminating) bir kişi, yüksek ve düşük kalite arasında 'ayrım yapabilir' (discriminate). Bu kullanım olumludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.