verb

disguise

kılık değiştirmek, gizlemek, saklamak

He disguised himself as a waiter.

Garson kılığına girdi.

She couldn't disguise her disappointment.

Hayal kırıklığını gizleyemedi.

They disguised the fact that they were spies.

Casus oldukları gerçeğini gizlediler.

((birini)) ((biri/bir şey)) kılığına sokmak disguise ((sb.)) as ((sb./sth.)) Garson kılığına girdi.

((bir şeyi)) gizlemek (duygu vb.) disguise ((sth.)) Hayal kırıklığını gizleyemedi.

Eş anlamlılar: gizlemek, saklamak, maskelemek; Zıt anlamlılar: ortaya çıkarmak, ifşa etmek

'dis-' (tersine çevirme) ve Eski Fransızca 'guise' (tavır, görünüş) kelimelerinden gelir. Birinin görünüşünü değiştirmek anlamına gelir.

'Dis-guise' -> 'kılık' ('guise') 'değiştirmek' ('dis-') olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.