adjective

disgusting

iğrenç, tiksindirici, mide bulandırıcı

The smell from the trash was disgusting.

Çöpten gelen koku iğrençti.

His behavior at the party was disgusting.

Partideki davranışı iğrençti.

((biri)) için iğrenç disgusting ((to sb.)) Koku herkes için iğrençti.

... olması iğrenç It is disgusting that ... Bu kadar sık yalan söylemesi iğrenç.

Eş anlamlılar: iğrenç, pis, kötü; Zıt anlamlılar: keyifli, hoş, çekici

'dis-' (uzak) ve Latince 'gustus' (tat) kelimelerinden gelir. Tat alma duyunuzu uzaklaştıran bir şey.

Güçlü bir rüzgarın ('gust') size doğru kötü ('dis-') bir şey üflediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.