noun

dismissal

işten çıkarma, kovulma, ret

His dismissal from the company was unexpected.

Şirketten çıkarılması beklenmedikti.

Her quick dismissal of my suggestion was rude.

Önerimi çabucak reddetmesi kabacaydı.

The lawyer argued against the dismissal of the case.

Avukat, davanın düşürülmesine karşı çıktı.

dismissal ((from sth.)) (bir yerden) çıkarılma His dismissal from the job was sudden.

dismissal ((of sth.)) (bir şeyin) reddedilmesi The dismissal of his proposal was disappointing.

Eş anlamlılar: firing, rejection, termination; Zıt anlamlılar: hiring, acceptance

'dismiss' fiilinden ve isim yapan '-al' ekinden türemiştir.

Bu, birini veya bir şeyi reddetme eylemini temsil eden isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.