adjective

dismissed

işten çıkarılmış, kovulmuş, reddedilmiş

The dismissed worker looked for a new job.

İşten çıkarılan işçi yeni bir iş aradı.

She felt dismissed and ignored by her colleagues.

Meslektaşları tarafından dışlanmış ve görmezden gelinmiş hissetti.

a dismissed ((noun)) işten çıkarılmış bir (isim) The dismissed employee filed a complaint.

to feel dismissed dışlanmış hissetmek I felt dismissed when he didn't listen.

Eş anlamlılar: fired, rejected, ignored; Zıt anlamlılar: hired, accepted, considered

'dismiss' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Latince 'dis-' (uzak) + 'missus' (gönderilmiş).

İster işten çıkarılan bir kişi olsun, ister görmezden gelinen bir duygu olsun, 'uzağa gönderilmiş' olma durumunu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.