noun

disorder

düzensizlik, kargaşa, rahatsızlık, bozukluk

The room was in a state of disorder.

Oda dağınıklık içindeydi.

He suffers from a rare blood disorder.

Nadir bir kan hastalığından muzdarip.

The protests led to public disorder.

Protestolar kamu düzeninin bozulmasına yol açtı.

in (a state of) disorder düzensizlik içinde The room was in a state of disorder.

a ((medical/mental)) disorder (tıbbi/zihinsel) bir rahatsızlık He suffers from a rare blood disorder.

Eş anlamlılar: chaos, confusion, mess, illness; Zıt anlamlılar: order, harmony, health

'dis-' (eksiklik) ön eki + 'order' (düzen) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'düzen eksikliği'dir.

'dis-' ekini olumsuzluk ön eki olarak düşünün. 'order' (düzen) yoksa, 'disorder' (düzensizlik) vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.