noun

disparity

eşitsizlik, farklılık, uyuşmazlık

There is a great disparity between the rich and poor.

Zenginler ve fakirler arasında büyük bir eşitsizlik var.

The disparity in their ages was noticeable.

Yaşlarındaki farklılık göze çarpıyordu.

((A ile B arasındaki)) eşitsizlik disparity ((between A and B)) There is a great disparity between the rich and poor.

((bir şeydeki)) farklılık disparity ((in sth.)) The disparity in their ages was noticeable.

Eş anlamlılar: inequality, difference, gap; Zıt anlamlılar: parity, equality, similarity

Latince 'dis-' (değil) + 'par' (eşit) kelimelerinden gelir ve 'eşit olmama durumu' anlamına gelir.

'Dis-' (değil) + 'parity' (eşitlik) olarak düşünün. Disparity 'eşit değil' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.