verb

disperse

dağıtmak, dağılmak, yaymak

The police used tear gas to disperse the crowd.

Polis kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı.

The seeds are dispersed by the wind.

Tohumlar rüzgarla dağıtılır.

The fog began to disperse as the sun rose.

Güneş doğarken sis dağılmaya başladı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) dağıtmak Polis kalabalığı dağıttı.

((nesnesiz)) dağılmak Kalabalık dağılmaya başladı.

Synonyms: dağıtmak, yaymak, saçmak; Antonyms: toplamak, bir araya getirmek

Latince 'dis-' (ayrı) + 'spargere' (saçmak) kelimelerinden gelir.

'Dis-' ön ekini 'ayrılma' olarak düşünün. Bir kalabalığın farklı yönlere dağıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.