verb

dispute

itiraz etmek, tartışmak, karşı çıkmak

No one can dispute the facts of the case.

Davanın gerçeklerine kimse itiraz edemez.

The two countries dispute the border.

İki ülke sınır konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

((sth.)) (bir şeyin) doğru veya geçerli olup olmadığını sorgulamak No one can dispute the facts of the case.

Synonyms: challenge, question, debate; Antonyms: accept, agree, concede. İsim hali: a dispute (tartışma).

Latince 'farklı tahmin etmek' anlamına gelen 'disputare' kelimesinden, 'dis-' (ayrı) + 'putare' (hesaplamak, düşünmek) kelimelerinden türemiştir.

İnsanlar 'ayrı' ('dis-') 'düşündüklerinde' ('putare'), tartışmaya veya münakaşa etmeye başlarlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.