noun

disrepair

bakımsızlık, harabiyet, bozukluk

The old house has fallen into disrepair.

Eski ev bakımsızlıktan harap olmuş.

The bridge is in a state of disrepair.

Köprü bakımsız bir durumda.

in (a state of) disrepair bakımsız durumda olmak Köprü bakımsız bir durumda.

to fall into disrepair harabeye dönmek Eski ev bakımsızlıktan harap olmuş.

Eş anlamlılar: harabiyet, çürüme, ihmal; Zıt anlamlılar: tamir, iyi durum

'dis-' (olumsuzluk) ön eki + 'repair' (tamir etmek). Kelimenin tam anlamıyla tamir edilmemiş olma durumu.

'dis' olumsuzluk, 'repair' tamir. Tamir olmayan, yani bakımsız kalmış bir yer hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.