verb

disrupt

aksatmak, bozmak, kesintiye uğratmak

A protest could disrupt the conference.

Bir protesto konferansı aksatabilir.

Technology will disrupt traditional industries.

Teknoloji geleneksel endüstrileri altüst edecek.

((sth.)) (bir şeyi) aksatmak Bir protesto konferansı aksatabilir.

Eş anlamlılar: kesmek, rahatsız etmek, müdahale etmek; Zıt anlamlılar: organize etmek, düzenlemek

'dis-' (ayrı) + Latince 'rupt' (kırmak) kökü. Kelimenin tam anlamıyla 'parçalara ayırmak'.

Bank'rupt' (iflas) kelimesini düşünün. İflas, bir şirketin işleyişini 'disrupt' eder (bozar).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.