verb

distort

çarpıtmak, tahrif etmek, biçimini bozmak

The mirror distorts your reflection.

Ayna yansımanı bozuyor.

He distorted the facts of the story.

Hikayenin gerçeklerini çarpıttı.

((sth.)) (bir şeyi) çarpıtmak Ayna yansımanı bozuyor.

Eş anlamlılar: warp, twist, misrepresent; Zıt anlamlılar: straighten, clarify, represent

Latince 'distorquere' (bükerek ayırmak) kelimesinden, 'dis-' (ayrı) ve 'torquere' (bükmek) köklerinden gelir.

'tort' kökü 'bükmek' anlamına gelir ve 'torture' (işkence) kelimesinde de bulunur. Bir nesneye veya gerçeğe işkence etmek gibi, bir şeyi bozulana kadar büktüğünüzü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.