adjective

distracted

dikkati dağılmış, dalgın

He was too distracted to notice the car.

Arabayı fark edemeyecek kadar dikkati dağınıktı.

She seemed distracted during the meeting.

Toplantı sırasında dikkati dağınık görünüyordu.

((to be)) distracted ((by sth.)) (bir şey) yüzünden dikkati dağılmak I am easily distracted by noise.

((a)) distracted ((look/manner)) dikkati dağınık (bakış/tavır) She had a distracted look on her face.

Eş anlamlılar: dalgın, meşgul; Zıt anlamlılar: odaklanmış, dikkatli

'to distract' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Dikkatinizin 'dağıtılmış' olma durumunu tanımlar.

'-ed' eki bir durumu gösterir. Bir şey tarafından 'dikkatiniz dağıtılmış' (distracted) demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.