disturb
Çeviri
rahatsız etmek, engellemek, huzurunu bozmak
Örnekler
Please do not disturb me while I'm working.
Lütfen çalışırken beni rahatsız etmeyin.
The bad news disturbed him greatly.
Kötü haber onu çok rahatsız etti.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) rahatsız etmek Yüksek sesli müzik uykumuzu böldü.
((birini)) endişelendirmek Haberlerdeki görüntüler birçok izleyiciyi rahatsız etti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bother, interrupt, upset; Zıt anlamlılar: calm, soothe
Etimoloji
Latince `disturbare` (düzensizliğe itmek) kelimesinden gelir, `dis-` (tamamen) + `turbare` (düzensizliğe itmek) köklerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
Bir 'turbo' motorun huzuru 'rahatsız ettiğini' (disturbing) hayal edin.