adjective

disturbed

rahatsız, endişeli, tedirgin, huzursuz

He felt disturbed by the bad news.

Kötü haberlerden dolayı kendini rahatsız hissetti.

She works with emotionally disturbed children.

Duygusal olarak rahatsız çocuklarla çalışıyor.

((bir şeyden)) rahatsız olmak disturbed by (sth.). He felt disturbed by the bad news.

Synonyms: anxious, troubled, upset; Antonyms: calm, peaceful, composed

'disturb' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Latince 'dis-' (ayrı) + 'turbare' (karıştırmak) kelimelerinden gelir.

'Disturbed' (rahatsız) olan birinin iç huzuru bir şey tarafından 'disturb' (rahatsız edilmiştir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.