adjective

disturbing

rahatsız edici, endişe verici, tedirgin edici

The movie had a very disturbing ending.

Filmin çok rahatsız edici bir sonu vardı.

There is a disturbing trend of rising crime.

Artan suçlarda rahatsız edici bir eğilim var.

rahatsız edici bir ((isim)) a disturbing (noun). There is a disturbing trend of rising crime.

Synonyms: unsettling, upsetting, worrying; Antonyms: calming, reassuring, pleasant

'disturb' fiilinin şimdiki zaman ortacı. Latince 'dis-' (ayrı) + 'turbare' (karıştırmak) kelimelerinden gelir.

'Disturbing' (rahatsız edici) olan bir şey, sakinlik duygunuzu aktif olarak 'disturbing' (rahatsız etmektedir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.