verb

divide

bölmek, ayırmak, paylaştırmak

Let's divide the pizza into four slices.

Pizzayı dört dilime bölelim.

Ten divided by two is five.

On bölü iki beştir.

The issue divided the community.

Bu mesele toplumu böldü.

((sth.)) ((into sth.)) (bir şeyi) (parçalara) bölmek Let's divide the pizza into four slices.

((sth.)) ((by sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) bölmek Ten divided by two is five.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) bölmek The issue divided the community.

Eş anlamlılar: separate, split, share; Zıt anlamlılar: unite, combine, join

Latince 'dividere' (ayırmak, dağıtmak) kelimesinden gelir, 'di-' (ayrı) ve '-videre' (ayırmak) köklerinden oluşur.

Bir şeyi iki parçaya ayıran bölme işaretini (÷) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.