verb

do

yapmak, etmek

I have to do my homework.

Ödevimi yapmak zorundayım.

Do you speak English?

İngilizce konuşuyor musunuz?

What do you do for a living?

Ne iş yapıyorsunuz?

That will do.

Bu yeterli olacaktır.

((bir şeyi)) yapmak. Çamaşırları yıkamam gerekiyor.

((do)) ...? sorularda yardımcı fiil olarak. Kahve sever misin?

((do not)) ... olumsuzlarda yardımcı fiil olarak. Cevabı bilmiyorum.

((for a living)) geçimini sağlamak için yapmak. Ne iş yapıyorsun?

Eş anlamlılar: make, perform, complete

Eski İngilizce'de 'harekete geçmek, yapmak' anlamına gelen 'dōn' kelimesinden gelir.

En temel 'eylem' kelimesidir. 'Yapılacaklar listesi' (to-do list) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.