verb

dodge

kaçınmak, atlatmak, sakınmak

He had to dodge the speeding car.

Hızla gelen arabayı atlatmak zorunda kaldı.

She tried to dodge the question.

Sorudan kaçınmaya çalıştı.

((sth.)) (bir şeyden) kaçınmak, atlatmak He dodged the ball easily.

((sth.)) (soru/sorumluluk gibi) kaçınmak The politician dodged the question.

Synonyms: kaçınmak, sakınmak; Antonyms: yüzleşmek, karşı koymak

Kökeni belirsizdir, muhtemelen Orta İngilizce'deki 'dodgen' (sarsılarak hareket etmek) kelimesinden gelmektedir.

Amacın toptan 'kaçmak' olduğu 'yakan top' (dodgeball) oyununu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.