noun

aisle

koridor

I'd like an aisle seat, please.

Koridor tarafı bir koltuk istiyorum, lütfen.

The cereal is in aisle three.

Mısır gevreği üçüncü koridorda.

The bride walked down the aisle.

Gelin koridorda yürüdü.

((an aisle seat)) koridor tarafı koltuk Uzun uçuşlarda koridor tarafı koltuğu tercih ederim.

((in aisle [number])) [numara] numaralı koridorda Makarna 4 numaralı koridorda.

((walk down the aisle)) evlenmek Onlar gelecek ay evlenecekler.

Synonyms: passageway, corridor, lane

Eski Fransızca'da 'kanat' anlamına gelen ve bir kilisenin yan bölümünü ifade eden 'ele' kelimesinden gelir. 's' harfi telaffuz edilmez.

's' harfi, tıpkı 'island' kelimesindeki gibi sessizdir. Bu telaffuz kuralını unutmayın. Bir süpermarket koridoru hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.