adjective

dominant

baskın, egemen, hakim, dominant

The lion is the dominant animal in this area.

Aslan bu bölgedeki baskın hayvandır.

She has a very dominant personality.

Çok baskın bir kişiliği var.

The dominant color in the painting is blue.

Tablodaki baskın renk mavidir.

The dominant gene determines eye color.

Baskın gen göz rengini belirler.

((over sb./sth.)) (birine/bir şeye) göre baskın olmak Şirket, rakiplerine göre baskındır.

Eş anlamlılar: controlling, superior, prevailing; Zıt anlamlılar: submissive, secondary

Latince 'efendi, lord' anlamına gelen 'dominus' kelimesinden gelir ve yönetmek veya kontrol etmekle ilgilidir.

Kendi 'alanına' (domain) 'hükmeden' (dominate) bir kral düşünün. O kral 'dominant'tır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.