noun

dope

uyuşturucu, harika, aptal

That new song is dope.

O yeni şarkı harika.

He was arrested for selling dope.

Uyuşturucu satmaktan tutuklandı.

Don't be such a dope.

Bu kadar aptal olma.

((bir şey)) dope ((bir şey)) harika That new song is dope.

dope satmak uyuşturucu satmak He was arrested for selling dope.

Eş anlamlılar (cool): harika, müthiş; Eş anlamlılar (drug): uyuşturucu, narkotik

Hollandaca 'doop' (sos) kelimesinden gelir, başlangıçta bir afyon preparatını ifade ederdi.

Performans artırıcı ilaçlarla ilgili olan 'doping' kelimesini düşünün. Bu, 'dope' kelimesinin 'uyuşturucu' anlamıyla bir bağlantı kurar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.