noun

dosage

dozaj, doz

The doctor recommended a lower dosage.

Doktor daha düşük bir dozaj önerdi.

Follow the correct dosage instructions on the bottle.

Şişenin üzerindeki doğru dozaj talimatlarına uyun.

((bir şeyin dozu)) bir şeyin dozu Bu ilacın doğru dozu iki haptır.

Eş anlamlılar: doz, miktar; Zıt anlamlılar: yok

'doz' kelimesine miktar veya topluluk belirten '-age' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bunu bir 'doz'un 'age'i (miktarı) olarak düşünün. Bir dozun belirli ölçümüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.