noun

dose

doz, ölçek

Take one dose of medicine before bed.

Yatmadan önce bir doz ilaç al.

He received a high dose of radiation.

Yüksek dozda radyasyon aldı.

a dose of ((sth.)) bir doz (...) Doktor, ilacın düşük bir dozunu reçete etti.

Eş anlamlılar: amount, quantity, portion

Yunanca 'dosis' ('verme') kelimesinden gelir, 'didonai' ('vermek') ile ilgilidir.

Belirli bir miktarda ilaç 'verme' eylemini düşünün. Bir 'doz' uyku ilacından sonra 'uyuklayabilirsiniz' (doze).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.