noun

downfall

çöküş, yıkılış, mahvolma

The scandal led to the politician's downfall.

Skandal, politikacının çöküşüne yol açtı.

Greed was the cause of his downfall.

Açgözlülük onun çöküşünün sebebiydi.

the downfall of ((sb./sth.)) (...nın) çöküşü Skandal, şirketin çöküşü oldu.

Eş anlamlılar: ruin, collapse, demise; Zıt anlamlılar: rise, success

'down' (aşağı) ve 'fall' (düşmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla yüksek bir konumdan veya statüden düşüş anlamına gelir.

Bir kralın tahtından 'aşağı düşmesini' ('down fall') hayal ederek çöküş veya yıkılış anlamını hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.