adjective

drastic

sert, şiddetli, köklü

The company took drastic measures to survive.

Şirket hayatta kalmak için sert önlemler aldı.

There was a drastic change in the weather.

Havada şiddetli bir değişiklik oldu.

drastic ((noun)) (sert, köklü) They took drastic measures.

Synonyms: extreme, severe, radical; Antonyms: mild, moderate

Yunanca 'etkili, aktif' anlamına gelen 'drastikos' kelimesinden, o da 'dran' (yapmak, eylemek) kelimesinden gelir.

'Drastic' bir eylemi, 'dramatik' bir eylem gibi düşünün - büyük ve etkili bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.