noun

drawback

dezavantaj, sakınca, eksiklik

The main drawback of this plan is the cost.

Bu planın temel dezavantajı maliyetidir.

Every solution has its drawbacks.

Her çözümün dezavantajları vardır.

a drawback ((of/to sth.)) (bir şeyin) dezavantajı The main drawback of this plan is the cost.

Eş anlamlılar: disadvantage (dezavantaj), downside (olumsuz yön), flaw (kusur); Zıt anlamlılar: advantage (avantaj), benefit (fayda), upside (avantaj)

'draw' (çekmek) ve 'back' (geri) kelimelerinin birleşimi. İlerlemeyi 'geri çeken' bir şeyi, yani bir dezavantajı ifade eder.

Sizi ilerlemekten 'geri çeken' (draws you back) bir şey düşünün. Bu olumsuz bir noktadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.