drawer
Çeviri
çekmece, çizer
Örnekler
I keep my socks in the top drawer.
Çoraplarımı en üst çekmecede tutarım.
She is a talented drawer of portraits.
O, yetenekli bir portre çizeridir.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) çekmecesi (bir şeyin) çekmecesi The drawer of the desk is stuck.
((sth.)) çizeri (bir şeyin) çizeri She is a talented drawer of portraits.
Benzer Kelimeler
Synonyms: chest, bureau, cabinet; artist, sketcher
Etimoloji
'Çekmek' anlamına gelen 'to draw' fiilinden ve eylemi yapanı belirten '-er' ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çekilen şey'.
Hafıza İpuçları
Bir masadan veya sandıktan 'çektiğiniz' (draw) kutu olarak düşünün.