adjective

dreadful

korkunç, berbat, dehşet verici

The weather was dreadful.

Hava berbattı.

He made a dreadful mistake.

Korkunç bir hata yaptı.

dreadful bir ((isim)) korkunç bir (...) The weather was dreadful.

((bir şey)) dreadful (...) korkunç He made a dreadful mistake.

Eş anlamlılar: terrible, awful, horrible; Zıt anlamlılar: wonderful, pleasant

'dread' (dehşet) + '-ful' (dolu) kelimelerinden, 'dehşet dolu' anlamına gelir.

O kadar kötü ki 'dehşet dolu' (full of dread).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.