verb

dress

giyinmek, giydirmek, sos dökmek

He dresses quickly in the morning.

Sabahları hızlı giyinir.

She dressed the child in a warm coat.

Çocuğa sıcak bir palto giydirdi.

Please dress the salad with oil and vinegar.

Lütfen salataya yağ ve sirke dökün.

(nesnesiz) giyinmek He dresses quickly in the morning.

((birine)) ((bir şey)) giydirmek She dressed the child in a warm coat.

((bir şeye)) ((bir şey ile)) sos dökmek Please dress the salad with oil and vinegar.

Eş anlamlılar: clothe, attire, garb; Zıt anlamlılar: undress, disrobe

Eski Fransızca'da 'düzenlemek, kurmak' anlamına gelen 'dresser' kelimesinden gelir.

Kıyafetlerinizi vücudunuzda 'düzenlediğinizi' düşünün. Benzer şekilde, salataya sos ekleyerek onu 'hazırlarsınız'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.