adjective

dressed

giyinik, giyinmiş

Are you dressed and ready to go?

Giyinip gitmeye hazır mısın?

He was dressed in a black suit.

Siyah bir takım elbise giymişti.

((giyinik)) olmak giyinik olmak Are you dressed and ready to go?

((bir şey)) ((giymiş)) olmak (bir şey) giymiş olmak He was dressed in a black suit.

Eş anlamlılar: clothed, attired, robed; Zıt anlamlılar: undressed, naked

'to dress' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

'Giyinme' (to dress) eylemini tamamlamış olma durumunu tanımlar. '-ed' eki tamamlanmış bir durumu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.