noun

dressmaker

terzi

The dressmaker is making a wedding gown.

Terzi bir gelinlik yapıyor.

She went to a dressmaker for a custom dress.

Özel bir elbise için bir terziye gitti.

((a dressmaker)) isim olarak My aunt is a talented dressmaker.

Synonyms: tailor, seamstress, couturier

Birleşik bir kelime: 'dress' (elbise) + 'maker' (yapıcı). Elbise yapan kişi.

Parçalara ayırın: bir 'dress' (elbise) 'maker' (yapıcısı). Elbise yapan bir kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.