drew
Çeviri
çizdi, çekti, cezbetti, berabere kaldı
Örnekler
She drew a picture of a house.
Bir ev resmi çizdi.
He drew the curtains to let in light.
Işığın içeri girmesi için perdeleri çekti.
The event drew a large crowd.
Etkinlik büyük bir kalabalık topladı.
They drew their game 2-2.
Maçlarında 2-2 berabere kaldılar.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) (bir şeyin) resmini çizmek Bir resim çizdi.
((bir şeyi)) (bir şeyi) çekmek Perdeleri çekti.
((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) cezbetmek Etkinlik kalabalığı cezbetti.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'sürüklemek, çekmek' anlamına gelen 'dragan' kelimesinden gelir. Resim yapma anlamı, bir çizgi 'çekme' eyleminden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Kağıt üzerinde bir kalemi 'sürükleyerek' (dragging) bir resim 'çizdiğinizi' (drawing) düşünün.