adjective

dried

kurutulmuş

She added dried herbs to the soup.

Çorbaya kurutulmuş otlar ekledi.

Dried flowers can be very beautiful.

Kurutulmuş çiçekler çok güzel olabilir.

dried + ((isim)) kurutulmuş (isim) Çorbaya kurutulmuş otlar ekledi.

Eş anlamlılar: dehydrated (suyu alınmış), desiccated (kurutulmuş); Zıt anlamlılar: fresh (taze), wet (ıslak), moist (nemli)

'to dry' (kurutmak) fiilinden, Eski İngilizce 'drȳge' (kuru) kelimesinden gelir. '-ed' eki, sıfat olarak kullanılan bir geçmiş zaman ortacını belirtir.

'Kurutulmuş' (dried) bir şeyin içindeki tüm su alınmıştır, bu yüzden 'kuru'dur (dry).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.